TÜTÜNÜN ZARARLARI EKONOMİK GETİRİSİNDEN FAZLA!

04/08/2013 0 ile admin

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Gıda Günleri konferansına katılan Tütün Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) Başkanı Mehmet Küçük; Dumansız Hava Sahası uygulaması, Alkollü İçki tüketimi ve TAPDK’nın denetlemesine tabi pek çok konuda bilgiler verdi. Çok sayıda öğrenci ve akademisyenin katıldığı konferansa Mehmet Küçük, yakın zamanda Ulusal Alkol Programının da çıkacağını söyledi.

 Hem iktisadi düzenleme hem de koruma tedbirleri alıyoruz
TAPDK’nın tütün ve alkol piyasasında birbirine zıt gibi görünen düzenlemeleri yapmakla yükümlü olduğunu aktaran Küçük, şu ifadeleri kullandı: “TPDK, kontrol ettiği piyasa ile ilgili bir taraftan iktisadi düzenlemeleri yaparken, diğer taraftan hem tütün sektörü hem de alkol piyasasının kontrolüne yönelik sorumluluğu olan bir kurum. Bir taraftan ekonomik düzenlemeleri yapıyor, diğer taraftan tütün ve alkol kontrolüne yönelik sosyal düzenlemeler konusunda bizzat görevi olan; kanuni görevi olan bir kurum.”

 

TAPDK’nın bu yapısı nedeniyle klasik kamu kurumlarına benzemediğini, kendi içinde özerk bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Küçük, TAPDK’nın işleyişi ve görevleri hakkında şu bilgileri verdi: “TAPDK’nın idari ve mali özerkliği var. Tütün, tütün mamulleri, alkol ve alkollü içki piyasasının tamamını düzenliyoruz. Laboratuvarda kullanılan alkolden, gıda alkollerine kadar tamamı alkol piyasası içinde bizim iznimize ve verdiğimiz ruhsatlara bağlı olarak işlem görmekteler.”

 

Tütünün Zararları Ekonomik Getirisinden Fazla

 

Tütün ve tütün mamullerin çok büyük bir ekonomik getirisi olduğunu söyleyen Küçük, ancak ekonomik getiresinin yanında sağlık sorunlarına yol açtığı için getirisinin gelirinden çok daha fazla olduğunu söyledi. Sadece sigara piyasasının tek başına 26 trilyonluk bir hacme sahip olduğunu vurgulayan Küçük, bu oranın  yüzde 81’i gibi büyük bir kısmının da  vergi olarak devlet kasasına girdiğini belirtti.

 

 “Sizin sağılınız, gençliğimizin sağlığı, çocuklarımızın sağlığı, ülkemizin ve geleceğimizin sağlığı bizim için çok daha önemli. Sigaranın çok büyük bir gelir hacmi var ama onun karşılığında sağlık giderleri ondan çok daha fazla. Sigara tüketimi,  sağlık giderlerini yükseltirken aynı zamanda hayat kalitemizi de düşürüyor” diyen Küçük, sigara gibi bağımlılık yapan gıdalar yerine Türkiye’de önemli bir potansiyele sahip organik, sağlıklı gıdaların tercih edilmesini istedi. TAPDK Başkanı Mehmet Küçük, şunları söyledi: ”Genç kardeşlerime sesleniyorum; organik bir beslenme platforma varken, doğrudan çok sağlıklı gıdalarla beslenme seçenekleri önümüzdeyken, tertemiz gıdalarımız varken, sigara ve diğer keyif bitkileriyle ne işimiz olur? Özellikle gençlimizin ne işi olur?”

 

Nargile de sigara gibi bir tütün mamulü

 

Sigaranın yanında diğer tütün mamullerinin tüketiminin de son yıllarda arttığına dikkat çeken Küçük, bu ürünlerinin başında nargilenin geldiğini söyledi. Son yıllarda kefelerde ve diğer sosyal mekanlarda nargile tüketiminin arttığını söyleyen Küçük, “Bunun biraz daha kontrollü içilmesinden yanayız. Özelikle gençlere tavsiyem sağlık sorunu olması nedeniyle hem sigara hem de nargilenin içirilmemesidir” dedi.

 

Nargile de bir tütün mamulü olmasına rağmen farklı konseptlerde sunulduğu için insanlar tarafından daha masum algılandığını söyleyen Küçük, şu eleştirileri dile getirdi:  “Sigara ile nargileyi zaman zaman ayırıyoruz. Kefelerde, restoranlarda farklı bir albeni ile sunuluyor. Tamamen bitkisel yönüyle sunuluyor. Nargilenin çok çeşitli aromaları var.  Sanki sigara içmiyorsunuz, tütün içmiyorsunuz; adeta elma içiyorsunuz, kivi içiyorsunuz.” Kapalı alanlarda tütün mamullerinin tüketilmesinin yasak olduğunu söyleyen Küçük, nargilenin de bu kapsama girdiğini vurguladı.

 

Dört istisna mekan dışında kapalı alanlarda sigara içmek yasak

 

Kapalı alanlarda tütün mamullerinin tüketilmesini yasaklayan kanunun dört istisna alan dışında tüm kapalı mekanları kapsadığını aktaran Küçük, bu istisnaları şöyle sıraladı: “Ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinin bazı bölümleri, açık stadyumların bazı bölümleri, deniz aşırı yolculuk yapan gemilerin güvertelerindeki belli bir kısım ve otellerde sigara tercihli odalarda (O da otelin belli bir oranını geçemez), bu dört istisna dışında kapalı alanda sigar içilmesi söz konusu değil.”

 

“Hem tütün hem de alkol kontrolünde çok önemli görevlerimiz var” diyen Küçük, kapalı mekanlarda bulunan ‘Sigara içilmez’ yazısının TAPDK tarafından geliştirilen bir proje olduğunu kaydetti. Bu çalışmanın yanında sigara tüketimi ile mücadele konusunda bir çok projeye imza attıklarını söyleyen Küçük, “Sigara paketleri üzerindeki uyarılar; sigara reklamları, sponsorluk gibi bir takım uygulamalar, sektörel uygulamaların halkı özendirici ve teşvik edici olmamasına yönelik projeler ve daha pek çok tütün kontrol uygulaması TAPDK tarafından yapılmaktadır” dedi.

 

Best Practices Ödülü

 

Sigara paketlerinin üzerinde uygulanan resimler ve yazılı uyarlarla Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından ‘Best Practices’  en iyi uygulama modeli olarak seçildiklerini ifade eden Küçük, “Sadece paketlerin üzerindeki uyarılarla değil, özendirici ve teşvik edici bir takım uygulamaların engellenmesi, reklam ve diğer konularda yaptığımız çalışmalar konusunda da WHO Best Practices adayız” dedi.

 

İçki içmeyi bilmiyoruz

 

TAPDK’nın diğer önemli bir görevinin de alkol piyasasını düzenlemeye yönelik olduğunu söyleyen Küçük, Türkiye’de içki tüketimi az olmasına rağmen insan ve toplum sağlığını tehdit eden yönleri olduğunu vurguladı. “Türkiye büyük bir Müslüman nüfusa sahip, öyle olduğu için toplumun yüzde 60 – 65’i  içkiyi hiç kullanmıyor. Geri kalan yüzde 35-40 ise içki kullanıyor” diyen Küçük, Türkiye’de içki tüketimin dünya ortalamalarının altında olduğunu belirtti.

 

İçki tüketimi az olmasına rağmen toplumsal zararları olduğunu söyleyen Küçük, bunun en önemli nedenin ‘sosyal içicilik’ kavramının Türkiye’de henüz yerleşmemiş olmasından kaynaklandığını ifade etti. Küçük, şöyle konuştu: “İçki daha çok sosyal ortamlarda içilmeli. Parkta, sokakta, ölçüyü kaçırarak; toplumu rahatsız ederek, kamu özgürlüğüne müdahale edilerek içilmemeli. O yüzden sosyal içiciliği tercih ediyoruz. Çok yoğun kullanıyoruz. İçkili ortamlar belli; içen içer, içmeyen içemez. Bu ülkede kimse kimseye karışmıyor. Ama içen insan içeni rahatsız etmeyecek, içen de içmeyeni; o sınırlara dikkat etmek lazım.”

 

Ulusal Alkol Kontrol Programı

 

“Alkol kontrolünde maalesef bu iktidar döneminde yapılan düzenlemeler hemen başka tarafa çekiliyor” diyen Küçük, yasal düzenlemeleri Avrupa Birliği (AB) müktesebatına uyum çalışmaları ve diğer uluslararası antlaşmalara uyum için yaptıklarını vurguladı. Bu kapsamda Sağlık Bakanlığı tarafından ‘Ulusal Alkol Kontrol Programı’ çalışmalarının devam ettiğini dile getiren Küçük, bu program tamamlandığında alkol kontrolüne dönük; özellikle gençleri alkol konusunda korumaya yönelik çok büyük tedbirler almış olacaklarını belirtti.